Halil TUNCER

Ana Sayfa| Künye | REKLAM | Giriş Sayfam Yap | Favorilere Ekleyin | Üyelik | Rss

haliltuncerturizm.com
haberleri benden izleyin

Ana sayfa HABERLER   
FLORANSA: MİCHELANGELO'NUN YAŞADIĞI KENT
FLORANSA: MİCHELANGELO'NUN YAŞADIĞI KENT

Eklenme tarihi: 11.11.2009 21:30:08

 

 

MİCHELANGELO ESERLERİ VE HAYATI:

Heykeltraş, ressam, mimar ve şair olan Michelangelo’ya floransalılar “dört ruhlu dev” adını vermişlerdir. Başkasında zor bulunan özellikleri taşıyan Michelangelo aynı zamanda sanatçı ve vatandaş, yaratıcı ve humanisttir. 90 yıl yaşamış ve memleketinin trajik çelişmesini izlemiştir. Bu gelişmeler sanatçının eserlerini de etkilemiştir. İtalya Rönesans’ın humanizm ve gerçekliliğine sadık kalan sanatçı son yıllarında yaptığı eserlerde büyük çöküş belirtileri de görülmektedir.

                   

Gençlik Dönemi

1475 yılında Arezzo kazasının Caprese köyünde mütevazi bir ailede doğmuştur. Ondört yaşına kadar aile içinde eğitim alır ve daha sonra Ghirlandaio’nun atölyesinde resim eğitimi öğrenmeye verilmiştir. Oymacılıkta daha başarılı olduğu için babası onu Donatello’nun öğrencisi olan oymacı Bertoldo di Giovanni’nin yanına vermiştir. Maestro Bertoldo genç Michelangelo’ya antik formlara saygıyı öğretir. İlk yontularda antik formlardan çok etkilenmiş de olsa dahilik ve kişiliklik gücü tecrübeli gözlerden kaçmamıştır. Genç oymacının başarısı o dönemin hükümdarı Muhteşem Lorenzo’nun dikkatini çeker ve en büyük antik kolyeksyonunu, Medici'ler tarafından toplanmış eski yapıtların yer aldığı müzenin kapılarını ona açar. Humanist hükümdarın ve arkadaşlarının ortamında bulunan Michelangelo Antik heykel sanatı yanı sıra bilimsel düşünce ve şiir dünyasınla da tanışır. Genç Michelangelo “Sn Marko” kilisesinin “casino”su rölyef oymaları ve oval antik mitolojik figürler yapmıştır.


1490’da “Kentauruslar’ın savaşı” adlı rölyefi sanat dünyasına kabulü ve kişisel becerilerinin görüldüğü eserdir. Sanatta sonsuz konu olan yilik ve kötülüğünün savaşını tasvir etmiştir. Lorenzo’nun ölümüyle bu eserini bitirememiştir. “Merdivendeki Meryem” de bu dönemde Donatello’dan çok etkilenip yaptığı yassı bir rölyeftir. 1496 yılında Floransa’nın üzerine savaş ve başkaldırı bulutları çökmüş, Medicilerin iktidardan düşmesi üzerine de Michelangelo Venedik’e gider. Daha sonra bir süre Bologna’da kalarak Jacopo Della Quercia’nın yapıtlarını inceler ve “Sn Domenico” kilisesi için bir melek ve iki büyük heykel figürü yapar.

                           


1498’de Roma’da “Sarhoş Bacchus”ü ve şuanda “Sn Pietro” bazilikasında bulunan “Pieta”yı yapar. Bazilikanın girişinin sağ tarafında bir nişte bulunan eser heykel sanatının en güzel örneğidir. O dönemlerde yapılanlardan farklı biçimde Meryem’in abartılmamış jestler ve gözyaşları olmadan üzüntüsü verilmiştir. Meryem kucağında ölü İsa’nın figürünü taşımakta ve sadece cansız düşmüş İsa’nın eline bakışı bütün düygularını yansıtmaktadır. “Pieta”’da gösterdiğ ustalık bir dahinin sonsuzluğa yolunu açmıştır. Yerine konulduğında Michelangelo’nun düşmanları bile teknik mükemmelliği kabul etmiş de olsalar “Herşeye rağmen annenin oğuldan daha genç olması doğal değildir” eleştiri sesleri yükselir. Kenarda duran ve bu eleştirileri duyan Michelangelo düşmanlarına “ Güzellik ve adalet hiç bir zaman yaşlanmaz” cevabı verir. Tabi ki buna cevap veremezler. Siena’ya giderek yerli kilise için birkaç büyük heykel oyar.

 

 

Ustalık Dönemi

1501 yılında Floransa’ya dönen Michelangelo’ya şehir yöneticileri Davut figürü siparişi verirler. “Davut” heykel figürünün ilginç bir hikâyesi vardır. Floransa heykeltraşlarından olan arkadaşının sipariş üzerine bir mermer bloğunu oyarken becerisizlikle bozmuştur. Mermer çok değerli olup ve biraz da arkadaşını bu durumdan kurtarmak için bozulmuş mermer bloğundan kutsal çoban figürünü iki yılda oymuştur. İlk önce “Sinorya” binasının önündeki meydanda duran “Davut” daha sonra “Akademiya” binasının içine konmuştur. “Davut” heykeli bir güç ve güzellik sembolü olmuştur. Genç çoban figürünün kasları plastik, yüzü ise mükemmel erkek güzelliği sembolüdur. Donatello’nun “Davut”’u dövüşü kazanmış bir figür iken Michelangelo’ nun “Davut”u korkunç Goliat’ı kararlıkla bekleyen figür olarak oymuştur. Bu figür floransalıların sembolü olur ve küçük Floransa’nın düşmanlara karşı hazırlıklı olduğu ve karalılıkla savaşacağı biçimde yorumlanır.


Davut figürünü bitirir bitirmez “Cascina Savaşı” adlı fresk projesine başlar. Aynı zamanda Floransa’da Leonardo da Vinci daha sonra yok edilen “Anghiari Savaşı” eserini yapmaktadır. Bu iki yapıtın iki devin svaşı olarak yorumlanırken, Michelangelo freskosunu gerçekleştiremez. Elde kalan taslaklarda çarpıcı bir düzenlemeyleçizilmiş pek çok çıplak figür görülür. Bunların yanı sıra Michelangelo, figürlerin güçlü bir bloka bağlanması için heykel türüne sokulabilinecek büyük boy madalyalar ya da tondo’lar yapar.


1505 yılında Papa Jül II Michelangelo’yu Roma’ya çağırır ve kendisi için birçok heykellerle süslü büyük bir anıt mezar yapmasını ister. 40 figürlü bir proje geliştiren Michelangelo, Papa’nın onayını da aldıktan sonra Kararaya mermerleri seçmek için gönderilir. Sekiz ay sonra Papa bu projeden vaz geçer, geriye “Musa” ve iki esir heykeli kalır. Musa peygamber kavimine on emri bildirmek için Sina dağına çıkıp orada kırk gün beklemiştir. Burada Alahı ile yalnız kaldıktan sonra on emrin yazıldığı levhalarla şehre dönünce dans ve müzik gürültüleri onu rüyasından uyandırır. Başını çevirimce halkını altın bir buzağıya taparken görür. Bir anda önüne geçilmez bir kızgınlık ve dehşet bu muazzam gövdeyi sarar. Heykel bu anı canlandırmaktadır. Kıvırcık saçları arasından o çağlarda kuvvet ifadesi olan iki boynuz fırlamaktadır. Bakışı şiddetli olup, gür sakal geniş göğsü üzerine dere gibi akmaktadır. İri kasları ve şişkin damarlar, sol bacağın sert bir hareketle geri atılması, tehdit eder şekilde sola dönmüş baş hep önünde durulmaz bir kuvvetin güçlükle zaptedildiğini anlatmaktadır. Sağ kolun altında kanun levhalarını taşır. Sol el vücudunu durdurmak ister gibi bastırmaktadır. Şimşek çakmadan önceki boğuk gök gürültülerini andıran bir hali vardır. Oturmuş halde sola dönmüş olan vücutta sağ taraf dikine yukarıdan aşağı iner. Elbise Tevrat’ta yazılan şekillere uygundur.


“Musa” figürünü bitirdiği zaman yüzü okadar gerçekçi olmuşturki Michelangelo çekici ile vurur ve “Musa konuş !” der. Konuşmayan taş parçasına Michelangelo sanatını konuşturmuş ve dahi heykeltraşın en mükemmel olarak oyduğu “iktidar ve güç arzusu” ifadesini “Musa” figürüne yansıtmıştır.

Papa’nın projesinden kalan esir figürleri bağlı ve çıplaktır. Biri bağlarını koparmaya çalışırken, kasları gerilmiş ve başı yukarı çevrilmiş şekilde yontulmuştur. Diğeri... Köleler ise Louvre Müzesinde bulunmakltadır.


Mimar Bramante Michelangelo’nun başarılarını çekemeyen biridir ve Papa II. Julius’un Vatikan’da “Sistina capellası” için resimler yaptıracağını duymuştur. Papa’yı ikna eder ve bu işi Michelangelo’ya verilmesini tavsiye eder. Fresko tekniğini çok iyi bilmediğini düşünen fakat yine de kabul eden Michelangelo önceden hazırlanmış olan 30 metrelik iskelenin tepesinde dört yıl çalışır ve 1512’de freskoyu bitirir. 48-13 metrelik tavanı, toplam 524 metre kare ölçülerinde bir yeri fresklerle doldurur. 343 insan yüzü ve figürü tek başına çizmiştir. Hastalanmış be bounu yamulmuş olarak iskeleden iner. Romalılar, hayran bakışlarla muhteşem bir düzemlemeyle karşılaşırlar. Freskte “Işığın karanlıktan ayrılması”, “Güneş ve ay’ın yaratılması”, “ Suyun kuraklıktan ayrılması”, “Adem!in yaratılması”, “Havva’nın yaratılması” Nuh ve Tufan sahneleri yer alır.


Bu eser Rönesan’ın olgunluk çağından bize gelen en önemli resimler arasında yer alır. Ortada üç resim dünyanın yaratılışınuı, diğer üç resim Adem ile havva’nın yaratılışı ve ilk günah sahnesi, diğer üç resim Nuh zamanını, Tufan sahnelerini canlandırmaktadır. Pençereler arasında üçgen sahalarda yedi peygamber, beş sibil (kâhin), köşelerde İsrail tarihinden dört sahne yer alır. Adem’in yaratılması sahnesinde yaratıcı uçarak, elbiseleri şiddetle dalgalanan bir melek koroso ile birlikte yaklaşır. Yaratma parmak ucunun dokunması ile oluyor. Dağ yamacında yatan adamın Michelangelo’nun en büyük buluşlarındandır. Kendisi burada gizli bir kuvvetle zavallılığı birleştirmiştir. İnsan bu yatan adamın kendi kendine kalkamayacağını biliyor. Uzanan elin cansız parmaklarında her şey söylenmiş olup, ancak başını döndürebilmiştir. Bununla beraber hareketsiz vücuda büyük bir kuvvet ve hareket kabiliyeti saklıdır. Yukarı çekilmiş bacak ve kalçaların döndürülmei bunu ifade eder. Gövde tam cepheden, alt kısımlar profilden gösterilmiştir. Son olarak “Sistina capellası”nın mihrap duvarına fresk olarak mahşer sahnesi tasvir etmiştir. Tavanın kenarına peygemberler arasında kadın figürleri olarak beş sibil (Eskiçağda geleceği haber veren kadınlara verilen isimdir) yerleştirilmiştir. Bunlardan Delf sibili en çok dikkat çekenlerdendir. Sibil kitabını okurken uzaktan duyduğu çok hafif sesleri dinliyor ve gelecekten haber alıyor. Vücut şişkin elbiseler arasında kaybolmuş, yalnız yüz bütün kuvveti ile belirtilmiştir.


1513’te Papa II. Julius ölür ve anıt projesi yarım kalır. Buna Michelangelo çok üzülmüştür. Papanın mirasçıları tarafından bu proje sürekli değişime uraymıştır. Sonunda başlangıçta tasarlanan bütün ancak bir ölçüde korunarak ve daha önce hazırlanmış heykellerden “Musa”, “Raşel”, “Lia” kullanılarak daha küçük bir mezar yapılmıştır. 1542-45 yılında “Sn Pietro in Vincoli” mezar anıtı tamamlanmıştır.


1515’de Michelangelo Floransa’ya döner. Mediçi ailesinden olan X. Leo’nun isteği üzerine “Sn Lorenso” kilisesinin cephesi için bir tasarı siparişi alır ve daha sonra Medici’lerin mezarları için yapılan capellayı düzenler. Dört yıl çalıştıktan sonra 1520’de Papa çalışmayı iptal eder. Aynı aileden olan kardinal Julio Medici (daha sonra Papa Kliment VII olmuştur) ona Giuliano ve Lorenzo Medici aile üyelerine mezar anıtı ve kapakları (sarkofag) siparişi verir. 1527 yılına kadar alegorik figürlerden oluşan bu projede çalışır. 1524’te Michelangelo, “Sn Lorenzo” manastırındaki Medici kitaplığı’nın giriş ve merdivenlerini yapmakta görevlendirilir.


1517-23 yıllar arasında Floransa özgür bir kent olarak son dönemini yaşar. İspanyollar İtalya’yı ve Roma’yı ele geçirirler. Papa Kliment VII İspanyollarla birleşir ve Floransa’yı ele geçirmeye çalışır. Michelangelo’da yeniden Medici’lerin iktidara getiren papanın ve imparatorun birliklerine karşı kentin savunmasına bir mühendis olarak katılır. Bir ay Michelangelo’da floransalılarla direnirler fakat düşmanların çokluğu Dante’nin şehrini ele geçirirler. Republik için ve savunmada aktif olarak çalışan Michelangelo öldüdürlmemesi için kaçmak zorunda kalır. 1531’de Papa VII. Kliment, Mediçi aile mezarını bitirmek şartıyla Michelangelo’u afeder. Michelangelo oumacı kalemlerine sarılır. İki prensin portrelerinin yerine ”Eylem” ve “Murakabe”, altında alegorik ikişer figür yerleştirir. “Gece” ve “Gündüz”, “Alacakaranlık” ve “Şafak” adlarını verdiği figürler pesimizm ve gelecekten umutsuzlık duyguları taşımaktadır. Michelangelo bu yapıtında bütün süsleyici unsurları ve figürleri Antikçağ’dan almıştır fakat özgür form ve modernizm açısından da başka bir eser de gösterilemez.


1534 yılında, Medici ailesi için “Üzgün madona” figürü başlar, fakat Aleksandro Medici’nin öldürülmesi ve çeşitli intrigalardan Floransa’ya dönmemek üzere Roma’ya gider. Roma’da sevgilisinden ayrılan Michelangelo İtalyan Şiir sanatının en güzel örneklerini bu dönemde yazmıştır. Aynı dönemde konuları mitolojiden alarak çok özenli desenler (Ganymedes, Phaeton) çizer.

Geç Dönem

1534 yılında Papa III. Pavel Michelangelo’ya “heykeltraş, mimar ve ressam” ünvanını verir. Farklı bir bakışla “Sistina capella”sına “Son Yargı” fresko çalışmasına başlar. Koyu ve açık kontrast yaratarak resminin kompozisyonunu kurar. Artık klasik üslubu bırakır ve Barok fikrinin ilk adımlarını atar. Çıplak figürleri “iyi katolikler” ve Papayı rahatsız eder ve “giyidirin” emrini verir. 1762’ye kadar figürleri giyidirme işini ressamlar tarafından yapılmıştır. Hatta bu işi ilk yapan ressam Panielle da Boltera‘ya “doncu” lakabı takılmıştır. Michelangelo, 1546’dan sonra mimarlıkla ilgilenmeye başlar. A. Da Sangallo’nun ölümünden sonra, “Sn Pietro”nun kubbesini yapmak üzere onun yerini aldıysa da tamamlamadan bırakır. Rönesans Mimarisinin en güzel örneği sayılan bu kubbe 40 m ve 135 m yükseklikte olup, temiz çizgileriyle bir şaheserdir. Mimar Michelangelo ”Santa Maria degli Angeli” bazilikasını düzenlemiş, şehrin giriş kapıları “Porta Pia”yı 1568 yapmıştır. 1550-54 yılları arasında S. Giovanni dei Fiorentini için etütler yapmış, Campidoglio meydanını düzenlemiştir.


Republik ideasına sadık kalan Michelangelo’nun son eserleri "Brut" büstü ve “Pieta” konulu üç heykeldir. Floransa katedrali’ndeki “Pieta”, Floransa Akademi’sindeki “Palestina Pieta’sı” ve Milano, Castello Sforzesco’da bulunan “Rondanini Pieta’sı” Michelangelo’nun yaptığı son yapıtlardır. “Rondanini Pieta’sı” yarım kalan son yapıtı olup, çökmüş, kederden kahrolmuş bir tek kütle içinde İsa ile annesi bir araya gelmiştir. Sanki sanatçı her türlü güzellik kaygısını ve fiziksel gerçekçiliği bile bir kenara bırakmış, yalnız maneviyata yonelmek istemiştir.


Michelangelo, her şeyden önce bir heykeltraştır, resimleri bile plastik şekiller gibi algılanırlar. Çıplak insan vücudu ve insan figürü onun için bir idealdir. Her şeyi insan figürüyle anlatmak istemiştir. “İnsan anatomisinin tanımayan iyi mimar olamaz” sözü onundur. Heykel sanatında Bernini’ye kadar onun etkisi bütün İtalya’da tamamıyla hakim olmuştur. Mimarlık eserleri yüksek Ronesans’tan Barok’a geçişi hazırlamıştır. Barok’un babası olarak Michelangelo gösterilmektedir. 1550’de Vasari’nin yayımladığı yapıtlar, ardından 1552’de Ascania Condivi’nin kaleme aldığı yaşam öyküsü Michelangelo’nun ününü pekiştirir ve Floransa Akademisi onu kült haline getirir.


Mermer sevgisini onu büyüten fakir bir mermerci karısının sütünden aldığını söyleyen Michelangelo 1564 yılında doksan yaşında ölür. Mezarı Roma’dan Floransa’daki “Santa Croce” ye taşınmıştır.

 ( devam edecek )




Bu haber Yönetim tarafından eklendi ve 16998 kere okundu.
 
Tavsiye Et   Yorum yaz   Yazdır  World'e kaydet Paylaş
 
 
henüz yorum yapılmamış ilk yorumu sen yap!
 
DİĞER HABERLER HABERLERİ
  TÜROB XXII Genel Kurulu Toplantısı   FIJET 57.Kongresi Antalya da yapıld
  ROTANA ve DAP Yapı yeni otellerini   Rotana ve DAP Yapı ilk iki otelini
  NG Hotels Marriot International ile   İzmir Büyükelçiler Organizasyonu 2
  İzmir Büyükelçiler Organizasyonu 1   Gaziantep Büyükşehir Belediye Başka
  Japonya gıda firmaları istanbul da   Bekir Atacan İstanbul 2.bölge Ak pa
  ATO ve TÜGİAD ortak yatırımlar hede   ITB Berlin : Tuna Sınır ötesi işbir
 
 
   
   
 
HALİL TUNCER
DENEYİMLERİMDEN
BAŞLARKEN
 
     
     
   
 
Başaran Ulusoy TURSAB Gen
Başaran Ulusoy Basın Açık
12.Turizm Zirvesi İstanbu
TURSAB Başkanı Ulusoy Röp
Seçimin Galibi Ulusoy ve
FLORANSA: MİCHELANGELO'NU
Başaran Ulusoy,TÜRSAB'a Y
ÖZBEKİSTAN MİLLİ KIYAFETL
EMNİYET KEMERİ ENGEL DEĞİ
Halil Tuncerin REHN Gezis
THY Uçuş Eğitim Merkezi A
Travel Turkey İzmir fuarı
Turizmin Nabzı Travel Tur
POMPEİ İTALYA'NIN VEZÜV
LEGACY OTTOMAN DA YAZA VE
Turizmin Nabzı Travel Tur
FRANSA TURİZM ARZINI TANI
THY, TGS'Yİ KURDU
Uluslararası Tunus Douz S
BESİM TİBUK NET HOLDİNG 2
GLOBAL GİRİŞİMCİLİK HAFTA
TÜRSAB Başkanı Başaran Ul
Başaran Ulusoy TURSAB Baş
İSTANBUL ŞEHİR TUR OTOBUS
Başaran Ulusoya İtalya Yı
 
     
 
     
 

ANKET

 
 

 
     
 

FOTO GALERİ

 
 
. .



Ertugrul Günay-Başaran Ulusoy

tijani haddad

Rohit Hangal-Sphere Travel Media

gujarat

hindistan

hindistan

hindistan

hindistan



   Carlos Enrique Mayer Arjantin Turizm Bakanı Halil Tuncer

Başaran Ulusoy

Ali Onaran

tunus

murat dedeman nazire dedeman









Wyndham Oteller Grubu CEO'su Eric Danzinger

..
 

Tüm hakları Turizm Fotoğraf Sanatçısı Halil Tuncer'e (c) a aittir. İnternet sitemizdeki yazı, resim, video ve haberler kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır.
Tasarım & Programlama netyanus.com.tr

Web Tasarım

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni : HALİL TUNCER 0543 436 0144
İLETİŞİM: haliltuncer39@gmail.com, haliltuncerturizm@yahoo.com

Turizm Haber Sitesi